Güneş Enerjisi

1.500’den fazla türbin inşa eden Doğuhan Enerji, rüzgarın olduğu her yerde

1996 yılında Türkiye’nin ilk rüzgar enerji santralinin inşaatında görev alarak sektöre giriş yapan Doğuhan Enerji, rüzgar enerji projeleri için yol, platform ve temel inşaatı, elektrik ve kablolama işleri, trafo merkezi kurulumu ve kontrol binası inşaatı ile havai hat inşaatı alanlarında anahtar teslim hizmetler sunuyor. Türkiye’de 1 MW’tan 100 MW’ın üzerindeki projelere kadar her ölçekte aynı özen ve hassasiyetle çalışan, pazardaki en büyük ve önemli projelerin çoğuna katılarak hayata geçirdiği referans projelerle büyüyen firma, 200 aşkın projede yer aldığı 28 yıllık sektör geçmişinde 1.500’den fazla türbinin inşaatını tamamlıyor, 2500 MW’ın üzerinde kapasiteye imza atıyor. Ana işi olan RES projelerinin yanı sıra, küresel ölçekte 3 yıldır güneş enerji santrali projelerini de üstlenen Doğuhan Enerji, Romanya merkezli Helios Energy firmasıyla Romanya, Almanya, Macaristan ve İtalya’daki faaliyetlerini sürdürüyor. 2024’te yeni makine yatırımları yapmaya başlayan ve yeni yılda da bu yatırımları sürdüren firma, 2025 yılında yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerini %20 oranında büyütmeyi hedefliyor.

Röportaj gerçekleştirdiğimiz Doğuhan Enerji Genel Müdür Yardımcısı Murat Kavak, firmanın 28 yılı aşan serüveni, faaliyetleri ve hedeflerini Rüzgar Enerjisi Dergisi’yle paylaşıyor.

Öncelikle sizi ve Doğuhan Enerji’yi tanıyabilir miyiz?

Kariyerime 19 yıl önce endüstriyel projeler lojistiğiyle başladım. 5 yılı aşkın bir süre her türlü enerji santrali projesine global düzeyde özel lojistik çözümlerinin sunulması alanında görev aldım. 2011 yılı itibarıyla Enercon ile yenilenebilir enerji sektöründe çalışmaya başladım. Uzun bir Enercon çalışma hayatının ardından, biri kendi girişimim, diğeri de kendi alanında önde gelen Yunan bir firmada Türkiye Ülke Direktörü olmak üzere 6 yıl TCI diye adlandırdığımız rüzgar enerji santrallerinin nakliye-vinç-montaj operasyonel süreçlerinin yönetiminde yer aldım. 2023 yılı itibarıyla da Doğuhan Enerji’ye katıldım ve firmada Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstleniyorum.

Doğuhan Enerji 1996 yılında Türkiye’nin ilk rüzgar enerji santralinin inşaatında görev almış ve kendi alanında sektörün en önde gelen oyuncularından biri. 28 yılı aşan bu serüvende, toplamda 2500 MW kapasitenin üzerinde, 200 aşkın projede, 1.500’den fazla türbinin inşaatını tamamlamış bulunuyoruz. Türkiye’de 1 MW’tan 100 MW’ın üzerindeki projelere kadar her ölçekte projede aynı özen ve hassasiyetle çalışıyoruz. Sektörün önde gelen tüm rüzgar türbin üreticileri ve yatırımcıları ile iş birliğimizi güçlendirerek geleceğe taşıyoruz. İstikrarlı büyümemizin arkasında taahhütlerimize sorumlulukla bağlı oluşumuz ve bunun birlikte çalıştığımız firmalarda yarattığı güven yer alıyor.

Yenilenebilir enerjide birçok alana çeşitli hizmetler sunuyorsunuz. Bu çözümleri açarak, rüzgar enerjisi sektörüne sunduğunuz hizmetler hakkında detaylı bilgi paylaşabilir misiniz?

Yenilenebilir enerji sektöründeki faaliyet alanımızı sürekli geliştirme ve artırma çabasındayız. Ana iştigal alanımız olan rüzgar enerji santrali inşaatının yanı sıra, 3 yıldır globalde güneş enerji santrali inşaat işleri de yapıyoruz. Ancak, Türkiye’de bu alandaki piyasa yapısı sebebiyle büyük ölçekte bir proje olmadığı sürece, odağımızı rüzgar enerji santrali inşaat işlerine vermeye devam etmek istiyoruz. Rüzgar enerji projeleri için yol, platform ve temel inşaatı, elektrik ve kablolama işleri, trafo merkezi kurulumu ve kontrol binası inşaatı ile havai hat inşaatı alanlarında hizmetler sunuyoruz. Aslında özetle, türbin firmasının proje yönetimi kapsamında sunduğu nakliye, vinç ve montaj işleri dışında kalan ve yukarıda sıraladığımız tüm hizmetleri sektörde anahtar teslim olarak sunabiliyoruz.

Türkiye’de sunduğunuz rüzgar enerji santrali inşaatı hizmetlerinin yanı sıra, globalde yenilenebilir enerjinin farklı alanlarında da hizmetler sağlıyorsunuz. Yurt dışındaki bu faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

Yurt dışındaki projelere dahil olmak, aslında hep vizyonumuzun bir parçasıydı ve zaman zaman bunun için bazı adımlar atmıştık. Ancak, en somut adımımızı 2022 yılının başında Romanya’daki Helios Energy firmamızı kurarak attık. İnşaatı tamamlanana dek, Doğu Avrupa’nın en büyük güneş enerji santrali olma özelliğini taşıyan 155 MW kapasiteye sahip Rateşti Projesi’nin inşaat ve montaj işlerini üstlendik ve 8 ay gibi rekor bir sürede tamamladık. Güneş enerji santrali sektöründe baştan sona anahtar teslim proje teslimi yapabiliyoruz. İnşaat ve temel işlerinden, mekanik ve elektrik işlerine ve hatta şalt merkezi, SCADA ve devreye alma süreçlerine kadar her aşamada hizmet verebiliyoruz. 3 yıl içerisinde tamamladığımız ve devam eden projelerimizle birlikte toplamda 600 MW’lık iş portföyüne ulaşmış bulunuyoruz ki bu verilerle sektörün en hızlı büyümesini gerçekleştirdik diyebiliriz. 2025 yılı için globalde bugün anlaşması tamamlanmış rüzgar ve güneş enerji santrali anlaşmalarının toplamı 210 MW’ı buluyor. Yurt dışındaki faaliyetlerimiz Romanya ile sınırlı değil; Almanya, Macaristan ve İtalya’da da faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Türkiye’nin ilk rüzgar enerjisi santralinde yer alan firma olarak, bugüne kadar yer aldığınız tamamlanmış projelerden bahsedebilir misiniz? Kaç projede yer aldınız, bu projelere ne gibi çözümler sundunuz, projeler hangi bölgelerde yer aldı, toplam ne kadarlık bir kapasiteye çözüm sağladınız?

Bugün ikinci jenerasyon Batuhan Bey’in yönetiminde sürdürdüğümüz bu yolculukta, geriye dönüp baktığımızda büyük bir başarı tablosuyla karşılaşıyoruz. Bu durum bizim için büyük bir gurur kaynağı olmakla birlikte bir o kadar da büyük bir sorumluluk; çünkü artık ortalama olmak gibi bir şansımız yok ve her zaman daha iyi olmak gibi bir misyonumuz var. Bunun için de bütün ekip olarak büyük bir çaba ve özveriyle çalışıyoruz. Bugüne dek 200’den fazla projede 1.500’den fazla türbinin inşaatı için çalışma fırsatı yakaladık. Toplamda 2500 MW kapasitenin üzerine çıkan bir iş portföyünden bahsediyoruz. Türkiye’nin neredeyse her bölgesinde proje süreçlerine dahil olduğumuzu söyleyebiliriz. Özetle, rüzgarın olduğu her yerdeyiz.

2024 yılını nasıl geçirdiğinizden söz ederek, hayata geçirdiğiniz projeler ve devam eden projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Yıl içerisinde tamamlanan ve halihazırda teslimi yapılan projeler yaklaşık 50 türbin ile 250 MW kapasiteye sahip. Bu projeler başta Kalyon Enerji, Polat Enerji ve Akfen Enerji olmak üzere Türkiye’nin önde gelen enerji firmalarına ait yatırımlar. Dolayısıyla, 2024 yılının bizim için gerçek anlamda yoğun geçtiğini söyleyebiliriz. Çalıştığımız projelerin bulundukları bölgelerin iklimsel ve topografik özellikleri nedeniyle ciddi zorlukları olmasına rağmen, ekiplerimizin özverili çalışmaları sayesinde her biri ayrı bir başarı hikayesine dönüştü. Şu an tek önceliğimiz, sonuna yaklaştığımız projelerimizi layıkıyla ilgili yatırımcılarımıza teslim etmek ve 2025 yılında yeni projelerimize hız kesmeden başlamak.

Yenilenebilir enerjide yeni hedefler açıklayan ülkemiz, rüzgardaki kurulum hedeflerini de artırıyor. Yeni YEKA ve ‘süper izin’ mekanizması gibi hamlelerle güçlenen bu süreçte, Doğuhan Enerji’nin 2025 hedefleri ve gelecek beklentilerinden bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında 15 yıldır süregelen ve hız kesmeden devam eden yeni hamleleri ümit verici olarak değerlendiriyoruz. Hükümetin mevcut enerji politikaları çerçevesinde yenilenebilir enerji alanında yaptığı açılımların, enerji sektörü açısından yadsınamaz olumlu bir etkisi olduğunu bugün hepimiz görüyoruz. Yeni YEKA ve “süper izin” mekanizmasıyla da bu atılımların devam edeceğini anlıyor ve biz de Doğuhan Enerji olarak hamlelerimizi buna uygun şekilde yapıyoruz. Sadece sektörde deneyimli kaliteli iş gücümüzü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda makine ve teçhizat yatırımı da yapıyor ve iş kapasitemizi yükseltmek için girişimlerde bulunuyoruz. 2025 yılı ve devamında hem Türkiye’deki hem de globaldeki faaliyetlerimizi büyütme hedefimizde kararlıyız. Bu bağlamda ifade ettiğimiz üzere, yurt içi ve yurt dışında yeni makine yatırımları yapmaya başladık ve buna 2025 yılında da devam edeceğiz. Hedefimiz, 2025 yılında Türkiye ve yurt dışındaki faaliyetlerimizi %20 oranında büyütmek. Bunun için de çalışmalarımıza 2024 yılı son çeyreği itibarıyla başladık.

Yayın hayatına 2014 yılında başlayan Rüzgar Enerjisi Dergisi olarak, 2025’in ilk sayısıyla 10. yılımızı kutluyoruz. Sektörde birçok atılıma şahit olduğumuz bu 10 yılı değerlendirerek, sektörün gelecekteki 10 yılıyla ilgili beklentilerinizi paylaşabilir misiniz?

Öncelikle sizleri de bu başarınızdan ötürü tebrik ederim, sektöre vermiş olduğunuz hizmetlerin herkes için kıymetli olduğunu ifade etmek isterim. Sektörün geçmiş 10 yılını değerlendirecek olursak, sektörel olarak altyapı ve tedarik süreçleri anlamında iyi bir noktaya gelinmiş vaziyettedir. Yatırımcılarımızın da ülkemizin geçirmiş olduğu zorlu ekonomik dengesizliklere ve belirsizliklere rağmen yeri geldiğinde finansmana erişme veya diğer birçok zorlu aşamalardaki özverisi, sektörün gelişmesinde ve yatırımların artarak devam etmesinde önemli rol oynadı.

2020 yılına kadar olan Feed-in Tariff mekanizmasının da özellikle 2015-2020 yılları arasında fırsatların küçük-orta ölçekli yatırımcıları da oyuna dahil edebilmesi anlamında çeşitliliği ve hareketliliği artırdığı ortadır. Önümüzdeki 10 yıl için de kamu kurumlarımız ve devletimizin desteğiyle daha da güçlü bir yatırım süreci olmasını umut ediyoruz. Enerji politikaları ve bunun içerisinde yenilenebilir enerji sektörü anlamında Türkiye potansiyeli çok güçlü bir ülke. Depolamalı projeler ve YEKA yatırımlarıyla birlikte de önümüzdeki yıllarda yatırımların artarak devam edeceğini ve 2026 yılıyla birlikte Türkiye’nin tekrardan hızlı bir yatırım sürecine gireceğini düşünüyoruz. Buna bağlı olarak da kendimizi geliştirmeye, hizmet kalitemizi ve kapasitemizi artırmaya çalışıyoruz.

Kaynak: https://www.ruzgarenerjisi.com.tr/1-500den-fazla-turbin-insa-eden-doguhan-enerji-ruzgarin-oldugu-her-yerde/